İnsansı ve köpeksi robotları ile sık sık gündeme gelen Boston Dynamics robot çalışmaları ve gelecek yıllarda otonom robotların bizi nasıl etkileyeceği ile ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Google’ın içinde bulunduğu Alphabe firmasının bir parçası olan Boston Dynamics, dört ayaklı, doğa koşullarında yürüyebilen, koşabilen, dışarıdan darbe yemesine rağmen dengesini koruyabilen ve düştüğü yerden kalkabilen robotlar geliştirdiğini görüyorduk.

Geçtiğimiz güm şirketin CEO’su Marc Raibert‘ın gerçekleştirdiği sunumda yeni geliştirilen robotlarının videoları da yayınladılar. Bunlardan ilki uzun boyunlu, ağzıyla nesneleri alıp taşıyabilen ve sarsıntıları önleme yeteneği ile de su gibi dökülebilecek hassas şeyleri bile tutabilen köpeksi bir robot oldu.

Üzerindeki sensörler ile etraftaki cisimlerin yerini ve mesafesini algılayabilen robot henüz geliştirilme aşamasında olsa da insanlara hizmet etmeye yaklaşmış en yakın robot diyebiliriz. Yürüyüşü ve hareketleri ile bir köpeği andıran robot ilerleyen süreçte evlerimizdeki köpeklerin yerini almaya başlayabilir.

Tanıtılan diğer bir robot ise daha önce hiç görmediğimiz iki tekerlekli insansı bir robot oldu. 2 tekerleği ile ilerlemesi ve dengede duruşu ile gelecekten gelmiş bir robotu andıran insansı robot ayrıca belirli bir yükseklikteki engellerin üzerinden atlamasıyla da robotların şuan bile neler yapabileceğini gözler önüne seriyor.

Bugün Blog yazımda bu haberi almamın sebebi seri üretimle birlikte gelen maliyeti düşürme ve robotlaşma gereksinimi, şuan yapılan çalışmalar ve gelecekte bizlerin nelerin beklediği ile ilgili olacak. Özellikle son birkaç senedir üzerinde çalışılan yapay zeka ile hareket edebilen otonom robotlar insanlara yardımcı olacak gibi görünse de arka planda insan gücüne olan gereksinimini çok hızlı bir şekilde düşmesine de neden oluyor.

Geçtiğimiz günlerde Adidas Çin’de bulunan 500.000 kişinin çalıştığı  fabrikasını bölüm bölüm Almaya’da kurduğu, üretimin her alanını robotların çalıştığı fabrikaya taşıyacağını duyurması ile işin ne kadar ciddi bir boyuta gelebileceğini resmen görmüş olduk.

Özellikle Avrupa, Amerika ve Hindistan’ın yazılım ve elektronik alanında yoğun bir şekilde çalıştığını ve bunların da meyvesini almaya başladığını görüyoruz. Amerika’da otonom araç çalışmaları yapan Google ve Tesla şöforlük mesleğini, kasasız marken ve drone ile kargo teslimatı ile Amazon kasiyer ve kuryecilerin işlerini robotlara devrederek insanların çalışma alanlarını daraltmaya başladılar bile.

Her ne kadar henüz emekleme aşamasında olsa da önümüzdeki 20 yıl içerisinde garsonluk, şöförlük (herhangi bir araç), kuryecilik, fabrika işçisi gibi bir çok iş kolunda çalışanların açıkta kaldığına şahit olacağız. Maliyetin robotik sistemlerde daha düşük olması ve sorumlulukların daha az olması ile bir çok şirket ve kurum da bu teknolojik gelişimi çok hızlı bir şekilde tüketmeye başlayacaktır.

Benim bu konu hakkında ki asıl çekincem ise nüfusun çok büyük bir kısmını oluşturan işçilerin teknolojik gelişme ile işlerinden olması ve dünya genelinde işsizliğin tırmanması şeklinde. Her ne kadar bu gelişme insanların güce dayalı değil de akıl ve zekaya dayalı iş kollarının gelişmesini ve buna paralel olarak insanlarında daha çok bilgi sahibi olmasını sağlayacak da olsa bu değişimin çok iyi planlanıp, uzun bir zaman dilimine yayılması gerektiği görüşündeyim.

Sizlerinde bu konu hakkında düşünceleriniz merak ediyorum. Sizce otonom robotların faydası mı daha çok olacak yoksa zararı mı?

YORUM YAP

Please enter your comment!
Please enter your name here